SAÇLARIMIZIN YAPISI NASILDIR?
Kıl foliküllerinin gelişimi anne karnında 8. haftada
başlar, 22. haftada ise bütün kıl foliküllerinin gelişim süreci tamamlanır.
Doğum sonrasında vücutta toplam 5 milyon kıl folikülü bulunur. Kıl folikülünün
1 milyonu baş boyun bölgesinde olup, bunun da 100-150 bin kadarı saçlı
deridedir. Bir saç folikülü, yaşam boyunca 10-20 kez döngü yaşar. Her bir saç
folikülünün ortalama yaşam süresi 85 yıldır.
Androjen
adı verilen erkeklik hormonu ergenlik çağı ile birlikte artış gösterir. Vellus
adı verilen ince tüysü saçların, koltuk altı bölgesi, genital bölge, sakal ve
bıyık bölgesinde kalınlaşmasına, renklerinin koyulaşmasına neden olup terminal
saçlara dönüşümünü sağlar. Ancak, ne yazık ki, aynı hormon, saçlı deride ters
bir etki gösterir ve ileri zamanlarda saçlarımızı oluşturan terminal saçların
vellus tipi saçlara dönüşümüne hatta kelliğe neden olur.
GENETİK
ALOPESİ (GENETİK SAÇ DÖKÜLMESİ)
Bu tip dökülmede karakteristik olarak, ilk önce, ön saç
çizgisinin sol ve sağ yanında küçük sahalarda saç kaybı başlar. Bu alan saç
çizgisinin geriye çekilmesine neden olacak şekilde arkaya doğru ilerler. Bu
durum başın ön kısmının kelleşmesine yol açar. Sıklıkla vertex adı verilen,
saçın dönme bölgesinin de bulunduğu başın tepe kısmında da benzer gelişim
izlenir ve saçın seyrelmesiyle sonlanır. Zamanla bu sahaların boyutu büyür ve
sonunda bunlar birleşerek, başın arka kısmında ve yanlarda taç şeklinde korunan
bir saha dışında tamamen kelleşmiş bir kafaya neden olur.
Androgenetik
tip saç dökülmesi anne-babadan kalıtsal yolla gelebilir. Bu olumsuz genetik
durum anne babadan geçmediği durumda kişiye hala ya da dayıdan da miras olarak
kalabilir. Andro
Genetik Alopesi erkeklerde en sık görülen saç dökülmesi şekli iken, orta yaş
üzerindeki kadınlarında yaklaşık olarak % 40 ını etkilemektedir.
Bu
durumda:
1. Saç kaybı anormal derecede fazladır,
2. Tekrar saç oluşumu
anormal derecede yavaştır.
3. Tekrar çıkan saçlar ise çok daha zayıf, ince
telli minyatür saçlardır.
Andro Genetic Alopesi erkeklerin yaklaşık olarak %30
unu 30 yaşından önce, % 50 sinide 50 li yaşlarda
etkiler.
Kadınların ise %40 ını 50 yaşından sonra etkiler. Günümüzde
Andro genetik dökülme sebebi tam olarak anlaşılmamakla beraber, adından da anlaşılacağı
üzere hem hormonal (Androjenler) hem de genetik sebepler etkilidir. Saçlı
deride bir çok hormon etkin olmasına karşın, en etkin olanı
Androjenlerdir.
Bir çok kadın saçlarının menapoz veya gebelikle
inceldiğini gözlemler ki bu da saçlı derideki Dihidrotestosteron hormonu (DHT)
düzeylerinin değişmesine bağlıdır.
Erkeklerde DHT hormonu ergenliğe
erişmede çok önemli rol oynar; vücut ve yüzdeki kıllar DHT etkisi ile büyümeye
başlarlar. Yaşamın sonraki yıllarında yine aynı androjenler (temel olarak DHT)
saçlı derideki saç tellerinin minyatürizasyonuna sebep olabilmektedir.
DHT,
aynı zamanda saç folikülünün bir an önce telogen faza girmesini sağlayarak
dökülmesinin hızlanmasına ve minyatürleşmesine neden olur.
Saçlar telogen
faza doğru zorlandıkça, Anagen faz kısalmaya başlar; bununda anlamı daha çok
saç kaybıdır. Eğer bu duruma müdahale edilmez ise bu döngü bu şekilde devam
ederek artık kalıcı saç kayıplarına yol açar.
Kadınlarda görülen saç dökülmesinin sebepleri nelerdir?
Cansız saçlar, saç tellerinin incelmesi ve saç dökülmesi
her üç kadından birinin hayat boyunca muzdarip olduğu temel bir sorundur.
Kadınların saç dökülme problemlerinin önemli bir kısmını genetik tip saç
dökülmesi oluşturur. Kadın tipi saç dökülmesi olanların %20'sinde aile öyküsü
vardır. Kadınlarda genetik nedenler dışında saç dökülmesine neden olan
faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:
Hormon
dengesizlikleri
Doğum
sonrası süreç
Yüksek ateş
ve ağır enfeksiyonlar
Tiroid
hastalığı
Demir
Eksikliği
Dengesiz
beslenme ve stres
Bazı
hastalık tedavileri
Büyük
cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar
Saç koparma
hastalığı (Trikotilomani)
Alopesi
areata (Saç Kıran)
Saç bakımında
yapılan yanlışlar
Kadınlarda Saç Dökülmesinin Tedavisi
Kadınlarda görülen saç dökülmesinin tedavisi için birçok etken
göz önünde bulundurulur. Kadınlarda saç dökülmesinde tanı için saç rengi, saçın
sıklığı, saç çapı ve saçın dökülme tipine bakılır ve sistematik kan tahlilleri
ile bir hormon tablosunun oluşturulmasının akabinde saç dökülmesinin nedeni
belirlenir. Coaching, yani düzenli danışmanlık diye adlandırdığımız takip ile
saç dökülmesi yaşayan kadınların saçlarının uzun vadede korunması mümkündür.
Kadınların saç dökülmesini engellemek için önerilen tedaviler saçlı deriye
lokal uygulanan SERUM, vitamin ve diğer tetikleyiciler; ağızdan alınan besin
takviye tabletleri yada saç dökülmesinin ileri boyutlara ulaşması durumunda
diğer tedavilerle eş güdümlü yürütülecek bir saç nakli olarak özetlenebilir.
Saç Kıran (Alopesi Areata)
Saç
derisinde ara ara belirgin bir şekilde ceviz büyüklüğünde veya daha büyük
ebatlarda dökülmeler meydana gelebilir. Bu dökülmeler yaygın bir şekilde
olabileceği gibi bir, iki yuvarlak şeklinde de olabilmektedir. Hastalık çeşitli
ilaçlar ile tedavi edilebilir ve dökülen saçların yerini kısa sürede yeni
saçlar alabilir. Saç dökülme tiplerinden biri olan saç kıran (alopesi areata)
kadınlarda veya erkeklerde oluşabilmektedir.
Diffüz
Alopesi
Bütün saç derisini
kaplayan, bölgesel dökülmelerin dışında bütün saç derisinde dökülme yaşanan saç
dökülme tipi olmaktadır. Saçlar yoğun olara dökülmeye ve gözle görülür bir
seyrelme başlayana kadar fark edilmez.
Anajen
Effluvium
Kişilerin aşırı derece de
radyasyona ve kimyasal ilaçlara maruz kalması durumunda meydana gelir. Son
zamanlarda en çok yaşanan
hastalıklardan bir tanesi
de kanser vakaları olmaktadır. Kanser hastalığının tedavi edilebilmesi adına
kullanılan yöntemlerden biri olan kemoterapi saçların dökülmesine neden olur.
Kemoterapi tedavisi ile verilen kimyasal ilaçlar zararlı hücreleri yok ederken
aynı zamanda sağlıklı hücrelere de zarar verir. Bundan dolayı kimyasal ilaç
tedavisi sırasında saç hücreleri olumsuz olarak etkilenir ve saçlarda yoğun
olarak dökülme yaşanır. Kanser tedavi yöntemlerinden bir diğeri ise
radyoterapidir. Radyoterapi esnasında kişiler çok fazla radyasyona maruz dolayı
saç hücreleri zarar görür ve saçlar dökülür. Kemoterapi esnasında dökülen
saçların yerine yenisi çıkar ancak radyoterapi adına saçların yeniden çıkması
oldukça zordur.
Doğal Saç
Dökülmesi
Saçlar doğal olarak bir
dökülme süreci yaşar. Günlük 100 -150 tel saç dökülmesi doğal saç dökülmesine
örnek olarak gösterilebilir. Günlük olarak saçlar daha fazla dökülmeye
başladığında mutlaka bir sorun oluşmaktadır. Saçların çok sıkı bağlanması
sonucu yaşanan dökülmeler, hamilelik esnasında veya doğumdan sonra yaşanan
dökülmeler doğal saç dökülmesidir.
Enfeksiyona
Bağlı Saç Dökülmesi
Enfeksiyon bütün vücudun
yapısını etkiler ve kişinin vücudunda yer alan bütün hücreleri olumsuz yönde
etkilediğinden dolayı kişilerin cilt ve saç yapısına zarar verir. Vücudun
farklı bölümlerinde yer alan enfeksiyon kendini cilt üzerinde meydana gelen
irinli sivilceler ve yaralar ile gösterir. Dişlerde oluşan enfeksiyonel hastalıklar
saç dökülmesi sorunu yaşanmasına neden olur. Enfeksiyon sonrası saç dökülmesi,
enfeksiyonun vücuttan atılmasına ve kurutulmasına kadar devam eder. Bundan
dolayı diş eti rahatsızlıkları bulunan veya çürük dişleri bulunan kişilerin
mutlaka tedavi adına diş hekimine başvurması gerekir. Vücutta bulunan bütün
hücreler birbirleri ile bağlantılı olarak çalışmakta ve organlar birbirlerini
etkilemektedir. Dişte meydana gelen enfeksiyon bundan dolayı saçların
dökülmesine neden olur.
Anemi
Sonucunda Yaşanan Saç Dökülmesi
Kadınların en çok yaşadığı
sorunlardan bir tanesi de demir eksikliği olmaktadır. Yaşanan demir eksikliği
sonucunda saçlarda yoğun olarak dökülme yaşanır.
Ağır enfeksiyonlar ve
ateşli hastalıklar sonucunda yaşanan saç dökülmesi kişileri psikolojik olarak
olumsuz etkileyebilir. Ancak enfeksiyon sonrası saç dökülmesi, geçici
olduğundan dolayı hastalıkların tedavisi sonrasında belli bir süreç sonra
dökülen saçlar yerine gelmektedir.
Yanlış
Beslenme Yöntemleri Sonucunda Yaşanan Saç Dökülmesi





